BİR ETİK LİBERAL BİLDİRGE: GÜCÜN SINIRI, İNSANIN ONURU – Doğu Ergil
Güç, sınır tanımıyorsa yozlaşır.
Sınır tanımayan güç, kendini devlet sanır;
devleti kendisiyle özdeşleştirir;
hukuku bir engel, yurttaşı bir risk olarak görür.
Oysa devlet, korkunun değil, hukukun adıdır.
Hukuk, güçlülerin iradesi değil;
zayıfların sığınağıdır.
⸻
İstikrar, suskunluk değildir.
Düzen, itaatle kurulmaz.
Sessizlik, rıza sayıldığında
toplum çözülmeye başlar.
Güven, zorla üretilmez.
Güven, ancak hesap verebilirlikten doğar.
Şeffaflık bir lütuf değil;
yönetilenlerin yönetenlerden talep ettiği ahlaki bir haktır.
⸻
Otoriterlik, gücünü göstererek değil,
korkuyu sürekli diri tutarak ayakta kalır.
Korku ise birleştirmez; ayrıştırır,
yalnızlaştırır.
Yalnızlaştırılmış birey, hak aramaz;
korunma ister. Ve korunma vaadi, özgürlüğün yerini alır.
⸻
Teknoloji tarafsız değildir;
onu kullananın niyeti kadar adildir.
Teknoloji ilerler;
ama ahlâk ilerlemezse,
ilerleme yalnızca hızlanmış bir çöküş olur.
Algoritmalar karar verdikçe,
sorumluluk buharlaşır.
Gözetim ve kontrol arttıkça,vicdan küçülür.
⸻
Devlet, insanların hayatına hükmetmeye başlayınca yurttaşlık zayıflar.
İş, konut, eğitim ve gelecek
sadakaya dönüşür. Bu olduğunda
haklar unutulur, özgürlükler istisna ve yöneticilerin lûtfu olur.
Oysa yurttaş, minnet eden değil;
talep eden insandır. Çünkü yönetici iradenin kaynağı odur.
⸻
Bir toplum, güvenliği özgürlüğe karşı takas ederse
en sonunda ikisini de kaybeder.
Çünkü özgürlük olmadan güvenlik,
yalnızca daha gelişmiş bir korku düzenidir.
⸻
Güç, kendini sınırlayabildiği ölçüde meşrudur.
Devlet, yurttaşına hesap verdiği ölçüde güçlüdür.
Teknoloji, insan onuruna hizmet ettiği sürece ilerlemenin itici gücüdür.
⸻
Otoriterlik bağırır,
çünkü rızaya dayanmadığı için kırılgandır.
Demokrasi tartışır;
çünkü anlaşmak, yaşamak ve yaşatmak ister.
