BİR ETİK LİBERAL BİLDİRGE: GÜCÜN SINIRI, İNSANIN ONURU – Doğu Ergil
2 mins read

BİR ETİK LİBERAL BİLDİRGE: GÜCÜN SINIRI, İNSANIN ONURU – Doğu Ergil

Güç, sınır tanımıyorsa yozlaşır.

Sınır tanımayan güç, kendini devlet sanır;

devleti kendisiyle özdeşleştirir;

hukuku bir engel, yurttaşı bir risk olarak görür.

Oysa devlet, korkunun değil, hukukun adıdır.

Hukuk, güçlülerin iradesi değil;

zayıfların sığınağıdır.

İstikrar, suskunluk değildir.

Düzen, itaatle kurulmaz.

Sessizlik, rıza sayıldığında

toplum çözülmeye başlar.

Güven, zorla üretilmez.

Güven, ancak hesap verebilirlikten doğar.

Şeffaflık bir lütuf değil;

yönetilenlerin yönetenlerden talep ettiği ahlaki bir haktır.

Otoriterlik, gücünü göstererek değil,

korkuyu sürekli diri tutarak ayakta kalır.

Korku ise birleştirmez; ayrıştırır,

yalnızlaştırır.

Yalnızlaştırılmış birey, hak aramaz;

korunma ister. Ve korunma vaadi, özgürlüğün yerini alır.

Teknoloji tarafsız değildir;

onu kullananın niyeti kadar adildir.

Teknoloji ilerler;

ama ahlâk ilerlemezse,

ilerleme yalnızca hızlanmış bir çöküş olur.

Algoritmalar karar verdikçe,

sorumluluk buharlaşır.

Gözetim ve kontrol arttıkça,vicdan küçülür.

Devlet, insanların hayatına hükmetmeye başlayınca yurttaşlık zayıflar.

İş, konut, eğitim ve gelecek

sadakaya dönüşür. Bu olduğunda

haklar unutulur, özgürlükler istisna ve yöneticilerin lûtfu olur.

Oysa yurttaş, minnet eden değil;

talep eden insandır. Çünkü yönetici iradenin kaynağı odur.

Bir toplum, güvenliği özgürlüğe karşı takas ederse

en sonunda ikisini de kaybeder.

Çünkü özgürlük olmadan güvenlik,

yalnızca daha gelişmiş bir korku düzenidir.

Güç, kendini sınırlayabildiği ölçüde meşrudur.

Devlet, yurttaşına hesap verdiği ölçüde güçlüdür.

Teknoloji, insan onuruna hizmet ettiği sürece ilerlemenin itici gücüdür.

Otoriterlik bağırır,

çünkü rızaya dayanmadığı için kırılgandır.

Demokrasi tartışır;

çünkü anlaşmak, yaşamak ve yaşatmak ister.

Bir yanıt yazın